Stanford Üniversitesi’ndeki yeni sergi, kurucu isimlerden Jane Stanford’un seyahatlerini, ailesini ve kamusal yaşamını daha önce sergilenmemiş objeler üzerinden anlatıyor.

Mektuplar, kişisel eşyalar ve yolculuk hatıraları, oğlunun ölümünden sonra yaşadığı yasın üniversitenin kuruluşuna ve hayırseverlik çalışmalarına nasıl yön verdiğini gösteriyor. Sergi ayrıca Stanford’un 1905’te Hawaii’de zehirlenme şüphesiyle gerçekleşen ölümünü ve olayın uzun süre tartışmalı kalmasını ele alıyor.

Böylece kurum tarihinin çoğu zaman gölgede kalan kadın kurucusu, yalnızca trajik ölümüyle değil kararları ve koleksiyonlarıyla da yeniden değerlendiriliyor.

KAYNAKSmithsonian MagazineAsıl kaynak yayını görüntüle ↗